Atatürk'e Türkü, söyleyen Dadaş kızı..

Ben aslen Erzurum'luyum... 1907 senesinde Erzurum'da doğdum. Ermeni olduğumu zannedenler varsa da, özbe öz Türküm ben. Orta okul tahsilim vardır. İlkokul sıralarından itibaren musikiye karşı büyük bir hevesim vardı. Babam çok dindardı. Annemle ayrıldılar... Sonra bir başka hanımla evlendi. Ben on üç yada on dört yaşında bir kızdım. Hassas yapımla kardeşimle beraber hırpalandığımız bu hale daha fazla tahammül edemezdim...''

Suzan Yakar'ın babası Tevfik Bey, dini bütün biriydi.

Annesi Gûlbahar Hanım'dır. Aile; Suzan'dan sonra bir kız çocuğu daha sahibi olur.

Suzan Yakar'ın evliliklerinden hiç çocuğu olmayacak; çocuk hasretini kardeşinin çocuklarıyla meşgul olmak üzere yeğenleriyle giderecektir...

RADYODA İLK KONSER VE ATA'NIN HUZURUNA ÇIKIŞ

''Radyoda ilk konserimi 18 yaşında İstanbul Radyosunda vermiştim. Şu hatıramı da anlatmak isterim. İlk konserimi benim için çok büyük bir şeref olan,Atatürk sesimi radyoda dinlemiş. Ertesi gece Dolmabahçe Sarayı'na çağırttı.  Huzuruna çıktığım gece sanat hayatımın en tatlı hatırasını teşkil eder. Huzuruna çıktığım zaman heyecandan kalbim duracakmış gibi oluyordum. Onun karşısına çıkınca, içli bakışları nazarı dikkatimi çekmişti. Heyecanımdan adım bile atmaktan çekiniyordum.Yanına çağırdı. Nasıl gittiğimi bilmiyorum. İlerlemiştim.İlk cümlesi şu olmuştu, bunu hatırlıyorum:

''Kızım sesini beğendim. Ses güzelliği Allah'ın insanlara bahşettiği ilahi bir lütuftur. Kıymetini bil...'Haydi şimdi bana bu iki şarkıyı okuyuver."

***

'' Nasıl okumam ki! 

Gözlerimin içi sevinç yaşları ile dolarken Ata'ma üç şarkı okudum.  En son olarakta : 'Solsam da sararsam da yine gül pembe düzensin, Rabbin bana bir nimeti varsa O da sensin' şarkısını okudum. Bu şarkıyı Ata çok seviyordu.

Konserimden sonra huşu ile elini öpüp saraydan ayrılınca içimdeki sevincimin tarifi sonsuzdu.Bütün sanat hayatım boyunca O'nun, o geceki tavsiyelerini aklımdan çıkaramadım. Sanatkar her şeyden evvel hakkiyle vazifesini ifa etmeli,dürüst olmalıdır. Bence sanatkarda ses ön planda gelir....''

Yakar, devam ediyor; ''Bir insanda ses olmazsa usul ve notayı iyi bilmesi bir şey ifade etmez. Benim memleket türküleri okuduğumu zannedenler de vardır. Halbuki ben,  'Halk Türküleri' okurum.'Memleket Türküsü' başka, 'Halk Türküsü' yine başkadır. Bu anlamda, ben; 'Kahve olsam dolaplarda kavrulsam' ve 'Verin benim bağlamamı' şarkılarını büyük bir zevk ile okur takdir ederim."

Paylaşım: Vehip Atalay Kitapsarayı-Erzurum
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • Arif 01 Ocak 1970 02:00

    Erzurum için gurur verici ve tarihe ışık tutan değerli çalışmalarından dolayı Sevgili Temel Atalay beye çok teşekkür ederim.

  • Sevgi Aslan 01 Ocak 1970 02:00

    Temel abinin tozlanmış raflardan çıkadığı cok kayda değer paylaşımlar Erzurum adına önemlidir. İyi ki varsınız.