
Neydi o eski bayramlar, diye söze başlayacak değilim!
Geçmişte kalan her bayramın kendine has özelliği ve güzelliğinin yanı sıra kimilerine de hüzün veren bir tarafı vardır bayram günlerinin.
Geçen bayram birlikte olduğu kişilerin bu bayramda aralarında olmayışı ve onların ziyaretini de iki dikili taşın arasında yapanların bayramı nasıldır acaba!
Arife gününde üç askerimiz daha sevdiklerine bayram hediyesi olarak ölüm heberlerini gönderdiler.
Peki, o bayramlığı alanların bayramı nasıl olacaktır!
Hayat bu, diyerek gidenlerin ardından bir bardak su mu içeceğiz yani!
Ecel, kader diyorsanız… Peki!
Her bayram başlangıcında ve bitişinde hayat yolundan çıkıp ölüm sapağına sapanların acılarını yaşamak şöyle dursun, söylemek bile insana ağır geliyor.
Televizyon ekranındaki kaza kalıntılarını izlerken gözünüze mutlaka alnında “Allah Korusun” yazısıyla başka araca çarpan arba hurdasının ironik görüntüsü çarpmıştır. Bu fotoğrafın sunduğu anlayışla biraz daha üzülerek düşünmüyor musunuz!..
Her neyse bu derin bir konu, kimsenin imanını ve inancını sorgulamak bize düşmez!
Çok sevdiğim biri dedi ki “bayramlar bana hep hüzün verir!”
Birileri için öyledir!
Ne yazık ki insan yaşlandıkça yaslı bayramları çoğalıyor; zaman geçtikçe de aslında bayramın çocuklar için olduğunu daha derinden anlıyor.
Ve yaşlanmaya fırsat bulamadan bu dünyadan çeşitli nedenlerle göçenlerin ardında bıraktıkları canların, yani bayramı bayramlaştırmadan yaşayanların yüreklerindeki burukluğu anlamak için aynı koşulda olmaya hiç gerek yoktur. Bunun için biraz insanca düşünmek yeterli olacaktır.
Bayramlık alacak kimsesi olmadığından kendi bayramlığını almak ve karnını doyurmak için çalışan çocuk kadınlarla çocuk adamları sizler de görmüş olsaydınız, bu bayram gününde bu konuyu abarttığımı düşünmezdiniz.
Elbette salt çocuklar için değildir bayram; büyükler için de bayram vardır, hem de çook büyükler için.
Ülkemdeki pis savaştan çıkar sağlayanların…
Bir futbol takımımızın şike yapmış olması şüphesi ve iddasına karşılık ceza almaması için, futbol ekonomisi çöker, diye savunma yapanların…
Ucu birilerine dokunur diye, sürmekte olan davaların savcılarını değiştirenlerin…
İç turizmin canlı kalmasını bahane ederek sahillere koşanların…
Bir gecede milyonları götürerek coşanların…
Ve her geçen gün özüne yabancılaşanların bayramıdır.
E önce onların bayramını kutlamak gerek.
İyi bayramlar sör!
Zafer Bayramı’nı da sıkıştırıverin araya!
Ve çocukluğunu yaşamadan yaşlananlar!.. Yüreğiniz buruk, boynunuz bükük olsa da gülümseyiniz.
Ayıp olmasın bayramın manasına!
Bayramınız mübarek ola!


































Erzurum 7 °C











