Bir zamanların hızlı solcusu, şimdinin yorgun demokratı olan Ömer Nazmi asla MHP'li olmadı!Yaşadığımız bugünlerin bazı gıcık sağcıları ile bazı kancık solcuları sevmez beni.
Sevmezeler tabi… Ve sevmesinler de!
O tür insanların beni onaylaması ve sevmesi benim için ayıbın kaynağıdır.
Mazallah beni de kendi cenahlarından sayaralarsa utancımdan yerin dibine gireririm.
Düşüncelerimi ve duygularımı açıkça yazdığımı bilenler bilir; hele bu siyasi meselede hiç kimseye eyvallah etmeden yüreğimden geçenleri aklımın süzgecinden şöyle bir geçirdikten sonra , klavyenin tuşlarında harf harf basarak ak bir zarfa koyup postalarım… Falanca kimsenin ne diyeceğini, filancanın ne buyuracağını da fazla sallamam!
Şimdi size Erzurum’dan Ankara’ya vekil gönderen iki partinin Erzurumi İl Başkanlarından söz etmek istiyorum.
Biri AKP Erzurum İl Başkanı Sayın Kılıç.
Son Genel Seçim’den önce, biz de kendi halimizde siyasi partilerin İl Başkanlarıyla kendi çapımızda görüşüp, düşüncelerimizi yazmaya çalışmıştık.
Kendi adıma, Sayın Kılıç’la görüşmek kısmet olmamıştı!
Elbette görüşmez; niye görüşsün ki!
Genel Başkanlarının adıyla Erzurum’u silip süpürecekler.
Herkes, altı sıfır olur, diyor.
Sayın Kılıç niye bizim gibi bir köşe yazarıyla görüşüsün ki!
Kolay mı, koskoca AKP’nin Erzurum İl Başkanı olmak!
Burnu havalarda, başı göklerde gezmekte…
Kaldırımlara kira, ayaklarımıza para verecek değiliz ya, diyerek üç kere görüşmek için gittik!
Yok!
Ya ters sorularımızdan korktu ya da önemsemedi bizi!
Aslında her ikisi de aynı kapıya çıkar da; bunun felsefesine girmeyelim şimdi.
Bir de MHP İl Başkanı Sayın Kaya ile görüşelim, demiştik.
Telefondan sonra selamımızı verip girdik odasına.
Boyu benden uzun; amma huyu nasıl diye düşünerek ve de bir partinin İl Başkanı’na saygıda kusur etmemeye dikkat ederek oturduk karşısına.
Kayıt cihazımızı açmadan, havadan sudan; kendimizden ve kendisinden konuşurken siyasi hayatımda yıllarca karşıma almış bir düşüncenin temsilcisi ile hem de Erzurum İl Başkanı sıfatı olan biriyle görüşürken bu kadar rahat olacağım aklımın ucundan bile geçmezdi.
Benim siyasi görüşümü anlamış olacak ki; “bizim ve benim için solcuymuş falan fark etmez, yeter ki memleketi sevsinler,” diyerek düşüncesini çıtlatmıştı.
E, biz de memleketi seviyorduk, bu ortak payda ile daha rahat konuşmaya başlamıştık.
Asla yanlış anlaşılmasını istemem; ama Sayın Kaya’nın insani yönünü bir tarafa bırakırsak siyasi bilgisi de beni şaşırtmıştı.
Belli ki boş konuşanlardan değildi.
En çok hoşuma giden cümlesi ise, “ geçtiğimiz yollardan ders alarak yürümez isek ne yönümüzü ne de yolumuzu bulamayız,” demesidir.
Bir solcu olarak MHP camiasının siyasilerinde en önemli özelliğin saygı olduğunu bilenlerdenim; bunu Sayın Kaya’nın şehsiyetinde görmek beni her zaman sevindiren bir duygudur.
Yani, bir yanda burnu kaf dağlarında gezen bir İl Başkanı, bir yanda da fikrini adamlığıyla birleştirmiş biri!
Yoo, sakın yanlış anlamayın, eğer Sayın Kaya’nın söyleminde ve eyleminde yanlış bir şey görürsek, ilk eleştiren de yine biz oluruz!.. Dilimizi de fikrimizi de yüreklice söyleyenlerdeniz.. Sanılmasın ki oy verdiğim partinin İl Başkanı'nı övüyorum. Hiç MHP’li olmadım ki!..
CHP mi?.. Ne yazayım!.. Bildiğiniz gibi.


































Erzurum 7 °C











