Yeşilçam filmi Erzurum'da gerçeğe dönüştü?Ortaklık bitti, rekabet bitmedi!

Yan yana dükkân açan eski ortaklar kendi dondurmalarının orijinal olduğunu iddia ederek 'Gerçek dondurma burada, yan tarafla alakamız yok' diyerek birbirleriyle kıyasıya rekabete girdi.

Yeşilçam efsanesi Neşeli Günler filminin bir benzeri Erzurum’da iki dondurmacı ustası arasında yaşandı. Yaklaşık 35 yıl boyunca şehrin meşhur dondurmasını yapan ustalar,  ayrılık kararı alınca film gerçek oldu.  Yan yana dükkân açan eski ortaklar kendi dondurmalarının orijinal olduğunu iddia ederek ‘Gerçek dondurma burada, yan tarafla alakamız yok’ diyerek birbirleriyle kıyasıya rekabete girdi.

 

 

Turşu suyunun iyisi limonla mı olur, sirkeyle mi? Yeşilçam’ın unutulmaz filmlerinden ‘Neşeli Günler'in senaryosunun bir benzeri Erzurum’da yaşandı.

 

Cumhuriyet Caddesinde 35 yıldır değişmeyen tadı ile hizmet veren Şölen Dondurmaları, bu kez lezzetiyle değil filmlere konu olacak çekişmeyle gündeme geldi.

 

1981’den beri ortaklıklarını sürdüren Abdulkadir Alkan ve Osman Kocaoğlu, Şölen Dondurmalarının eski iki üretici isimlerinden.  Yıllarca birlikte üretim yapan dondurma ustaları, fikir ayrılığına düşünce 2016 yılında ayrılık kararı aldı.

 

 

‘Neşeli Günler’ filmini hatırlattılar

 

Beraberinde personellerini de ayıran iki eski ortağın yolu 2018 yılında bir kez daha kesişti. Bir süre ayrı mekanlarda üretime devam eden Alkan ve Kocaoğlu,  Cumhuriyet Caddesi üzerinde yan yana dükkân açtılar.  Ancak her iki tarafta orijinal olan dondurmanın kendisininki olduğunu ve gerçek tarifin sadece onlarda bulunduğunu iddia edince ortalık yine karıştı. Eski ortaklar çareyi camlarına astıkları pankartlarda buldular.

 

Aynı isimle çalışan iki dondurma ustasının bu hali görenleri güldürürken Yeşilçam’ın unutulmaz filmini hatırlattı. Türk sinemasının efsane Neşeli Günler filminden herkesin aşina olduğu sirke ve limon tartışması Erzurum’da yıllar sonra bir kez daha gündeme geldi.

 

 

“Hem eski personel hem de eski usta burada”

 

1968’ten bugüne dondurmacılık yaptıklarını dile getiren Şölen Dondurmalarının sahiplerinden Abdulkadir Alkan, 1981’den 2016’ya kadar ortak olduklarını sonrasında ise ayrıldıklarını ifade ederek, “Biz o günden beri şu an ki yerimizdeydik. Onlar farklı yerlerde dükkân açtılar fakat iki yıl önce yan dükkânımıza taşınınca böyle bir görüntü ortaya çıktı. Dondurmamızın tadına, ismine aşina olan insanlar ister istemez şaşırabiliyor ve hangi dükkân orijinal hangisi değil diye bize soruyorlar. Bu noktada bizler yardımcı oluyoruz. Hem eski personel hem de eski usta burada olduğu için orijinal tadı ve bizi biliyorlar” diye konuştu.

 

 

“Yıllardır dondurmaları yapan bendim”

 

Dondurmaları yapan usta Cemil Şeyhun,  Alkan’ın sattığı ve kendisinin usta olarak yaptığı dondurmanın orijinal olduğunu savunarak, “Ortaklık yürümedi ve ayrıldık. Önce bizim karşı dükkânımızdaydılar sonrasında ise yanımıza taşındılar. İsim hakkının her iki eski ortakta olması sebebiyle hem isimler aynı hem de dükkânlar aynı. Biz kendi ürünlerimizi burada üretip burada satıyoruz. Bu tadın ustası benim, yıllardır bu işi yapıyorum. Her satıcı elbette kendi ürününün doğal ve orijinal olduğunu söyler. Bu noktada takdir her iki dondurmayı tadıp, değerlendirecek olan vatandaşlarda. Kalfalık ve ustalık hariç 22 yıldır bu işi yapıyorum hem ortaklık bozulmadan hem de sonrasında dondurmaları yapan bendim. Bu durumda orijinal dondurmanın tarifi, ayarı, ustası da bizde” dedi.

 

 

2025’e kadar aynı isimle devam

 

Dondurmaların bir diğer ortağı olan Osman Kocaoğlu ise mesleğe babası Mehmet Kocaoğlu’nun açtığı Kardeşler Pastanesiyle birlikte adım attıklarını dile getirerek, “58 yıldır bu işi yapıyoruz ve eski ortaklarımızla ise 1981’den 2016’ya kadar bir ortaklık sürdürdük. İşler yolunda gitmeyince ayrıldık, isim ortaklığımız ise halen sürüyor. 2015 yılında dondurmaların adının patentini aldık ve 2025’e kadar her iki tarafta aynı isimle devam etmek zorunda. İster isteyin ister istemeyin böyle devam etmek zorundasınız.” İfadelerini kullandı.

 

 

“Dört nesildir bu işi yapıyoruz”

 

Dört nesildir bu işi yaptıklarını ifade eden Sinan Kocaoğlu ise bu tadın mimarının dedesi Mehmet Kocaoğlu olduğunu dile getirerek şöyle devam etti: “Biz dört nesildir bu işi yapıyoruz. Dolayısıyla dedem sonrasında, babam, amcam ve şimdi biz olmak üzere hepimiz bu işi biliyoruz. Onlar yetiştirdikleri ustayla işi yaparken biz dört nesildir bu işte olduğumuz için iddialı ve lezzetli olan tarafız. Başka birinin eli değmeden yaptığımız dondurmaların her aşamasında emeğimiz mevcut. Onların ustaları üretirken bizde babam üretiyor. Ayrıca bizler yaptığımız dondurmaya keçi sütü katıyoruz. Kendi keçilerimizi yetiştiriyoruz ve sütünü dondurmalarımızda kullanıyoruz.”

 

 

“Fiyatlarımız bile aynı“

 

Aralarında tatlı bir rekabetin bulunduğunu dile getiren Serdar Kocaoğlu, “Ortaklık bozulmuş olabilir fakat aramızda saygı ve muhabbet hala devam ediyor. Sezon açılmadan bir araya geliyoruz ve fiyatlarımızı bile aynı standartta tutuyoruz. Böylece piyasaya güzel bir ayrılık ve rekabet hâkim oldu. Farklı bir yere açmamamız aslında iyi oldu. Bu tadı bilenler başka bir yere gitmiyor. Ya onlardan ya bizden dondurmalarını almış oluyorlar.” diye konuştu. Kaynak/Pusula


17.08.2023 10:19:27