Çöl şairi

Niyazi Karabulut tarafından yazılarak 2011 yılında Trabzon’da Mor Taka Yayınları arasında yayınlanan “Çölün Şiiri” adlı kitaptan bahsetmek istiyoruz. Eserde, Arap yarımadasının geniş kum çöllerinde doğan Arap şiiri söz konusu ediliyor.

Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu olup Gümüşhane’de öğretmenlik yapan Niyazi Karabulut daha önce 7 tane daha kitabı yayınlanmış bir şair ve yazar. Daha sonra aynı Fakültede yüksek lisans yapmış. Aynı zamanda fotoğraf sanatçısı. Kitapta öncelikle Arap edebiyatında şiddete karşı barış gayretlerinin önemine değinilmiş. Bir başka bölümde ise Yedi Askı Şairlerinde Erotik Temalar üzerinde durulmuş. Hazreti Muhammed’le ilgili şiirler incelenmiş. Kısaca yazar, Arap şiirini hacmen küçük bir kitap içinde çok çeşitli yönleriyle gözden geçirmiş. Endülüs ihmal edilmezken Filistin önemsenmiş.

Filistinli şair Mahmut Derviş, Osmanlı’dan kurtulduklarından (!) sonra geçen yüzyılı şöyle özetliyor;

"Yurtsuz ve yabancı koydu beni
Ve yalnız dağlar cesaret ediyor
Beni bağrına basmaya
Kıraç bir toprakta”.

Şiirlerde, içinde yaşanılan tabiata uygun olarak deve, at, çöl, kuyu, gurub, kılıç, ok gibi unsurların öne çıktığı belirlenmiş.

Halil Cibran demiş ki: “Güzelliğin şarkısını söylersen eğer, çölün ortasında tek başlına olsan bile bir dinleyicin olacaktır.”

Her kabilenin bir şairi olurmuş.

Cahiliye ve İslamiyetin geldiği dönemden sonra son yüzyıllara atlanıyor. Elbette 175 sayfalık bir kitaptan tüm Arap şirini kapsamasını bekleyemezdik.

Son yıllarda öne çıkan psikopatolojik söylemlerden etkilenen yazarımız Kendi Kalemini Kıran Şairler başlığı altında 26 sayfalık bir bölümü intihar eden Arap şairlerine ayırmış. Bir de İngiltere, Avustralya, Fransa, Birleşik Amerika, Rusya gibi ülkelere göç eden şairler var.

“Arap toplumunda şairler büyük hürmet görürlerdi ve toplumun önde gelen simalarındandı. Öyle ki her kabile kendilerinden bir kahraman yerine bir şairin çıkmasını her zaman tercih ederlerdi. Çünkü şairlerin şiirleri dilden dile dolaşarak şaire ve kabilesine şöhret yolunu açardı” sözü dikkat çekici.

Kıymetli dostumuza daha nice eserler üretecek gayret sahibi olmasını dileyerek tanıtımımızı, kitapta yer alan, Adonis’ten bir alıntıyla bitiriyoruz:

“İşte aşk böyle bir şey
Uğrunda delmek dağları
Boğmak yağmurlarla çölleri
Aşındırmak bütün yolları
İşte aşk böyle bir şey
Bak aşk şu bülbül’ün güle
Nida ettiği
Aşk şarkıları gibi
Âşık neyzenin huya
Nefes ettiği
Aşk tılsımları gibi
İşte aşk böyle bir şey”

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.