Türkiye Haber Girişi : 01 Eylül 2014 18:39

İşte Snowden'in gizli Türkiye raporu

Edward Snowden'ın belgelerinde Türkiye'yle ilgili olan bölümleri yayınlandı.
Erzurumajans-Der Spiegel'in haberine göre, Türkiye ve ABD arasında PKK konusunda bir istihbarat alışverişi yapılıyordu.

Roboski'de (Uludere) 34 sivilin hayatını kaybettiği bombardımandan söz edilerek başlayan makalede, köylüleri fark eden insansız hava aracının ABD'nin olduğu hatırlatılıyor.

ABD VE TÜRKİYE'NİN PKK KONUSUNDA İŞBİRLİĞİ


Dönemde Wall Street Journal'ın yaptığı habere göre, bu olay, ABD ve Türkiye arasındaki işbirliğinin içyüzünü gösteriyor.

ABD'nin PKK konusuna "derinden müdahil" olduğu belirtilen belgelerde, NSA'in Türkiyeli partnerlerine Ocak 2007'de saat başlarında PKK liderlerinin yerleri konusunda elde ettiği bilgileri aktardığı ortaya çıktı. NSA'in, Türkiye'deki örgüt liderlerine dair verileri de 6 saatte bir güncellediği ifade edilirken, Ekim 2005'te yapılan bir operasyonda veriler saat başı güncellenmiş.

PKK'NIN PARA AKIŞI

Buna ek olarak, ABD hükümetinin Türkiye'ye, PKK'nın para akışı ve yurtdışında yaşayan örgüt liderleriyle ilgili bilgi verdiği belirtildi.

İŞBİRLİĞİ YAPARKEN 'HEDEF' YAPTI

Ancak, tüm bu işbirliğinin yanında NSA, Türkiye'yi en yoğun izlenen hedef ülkeler arasına almıştı. Türkiye'nin dinlenme belgeleri, Ulusal İstihbarat Öncelikleri Çerçevesi (NIPF) başlıklı, içinde ABD'nin uzun bir ihtilaflı geçmişi bulunan Küba ve Venezuela'nın da bulunduğu grubun yer aldığı dosyada bulunuyor.

BAŞKAN'A 6 AYDA BİR RAPOR

Dosyaya göre, Türkiye Venezela'yla eşit derecede, Küba'dan ise daha fazla izleniyordu. Altı ayda bir ABD Başkanı dosyadaki gelişmelerden haberdar ediliyordu.

Washington, NSA'ya Türkiye'deki siyasi liderlerinin niyetlerinin öğrenilmesi ve ayrı tutulan 18 başlıkta istihbarat toplaması için talimat vermiş. Hükümet liderlerinin izlenmesi, sıralamada ikinci derecede; ordu, dış politika amaçları, enerji güvenliği ise üçüncü derecede öncelikli izleme sırasında.

LİDERLERİN BİLGİSAYARINA GİRİLMİŞ

PKK faaliyetleri de öncelik sıralamasında alt sıralara konulmuş. 2006'da başlanan NSA casusluk programında Türkiyeli liderlerin izlenmesi, bilgisayarlarına girilmesine kadar varıyor. NSA içinde "Türkiye'ye Yüklenme Projesi" denilerek anılan plandaki hedeflere varılması ise ajanların altı ayını alıyor.

Plan kapsamında ilk kez sızılan bilgisayar, "Türkiye liderliğine karşı bir bilgisayar ağını kırma yönündeki ilk başarılarını kazandılar" notuyla rapor ediliyor.

MEHMET ŞİMŞEK DİNLENDİ, ALİ BABACAN HEDEFTE

İngiliz istihbaratı GCHQ'nun 2009'da Londra'da düzenlenen G-20 zirvesinde Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve ekibini dinlediği iddiasına ilişkin ilk kez bir belge ve liste yayımlandı. Dergide yayımlanan belgeye göre, dinlenebilecek olası hedefler arasında Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın ve dönemin Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ın da adı geçiyor. Belgede, dinlemelerin amacı olarak ise "Türkiye'nin G-20 zirvesinin hedeflerine ve G-20 ülkeleriyle işbirliğine yönelik tavrını tespit etmek" olarak sıralandı.

ENERJİ BAKANLIĞI, BOTAŞ, TPAO VE ÇALIK ENERJİ'YE SIZMAYA ÇALIŞTILAR

Der Spiegel'in haberine göre İngiliz istihbaratının Ekim 2008 tarihli bir gizli belgesine göre GCHQ, Enerji Bakanlığı, BOTAŞ, Türk Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve Çalık Enerji gibi kurumlara sızmaya çalıştı. Belgede, "hedefler" arasında Enerji Bakanı Hilmi Güler'in de yer aldığı öne sürüldü. Buna göre GCHQ 2008'de bazı enerji şirketleri ve bakanlıkların çatılarına ait uydu görüntülerini inceleyerek ne tür iletişim sistemleri kullanıldığını analiz etmeye ve buralara sızmaya çalıştı. Ancak dergi, söz konusu belgelerde bu çabaların sonuç verip vermediğine dair bir bilgi olmadığını yazdı.

'PUDRA' VE 'KARA ŞAHİN'

Türkiye'nin ABD'deki diplomatları ise, "Pudra" ismi verilen bir başka programla izleme ağına alınıyor. 2010'da hazırlanan bir gizli belgede, Washington'daki Türkiye Büyükelçiliği diplomatlarının bilgisayarlarına casus yazılımlar yüklendiği, büyükelçilik telefon hatlarına sızıldığı ve bilgisayarlardan istenilen içeriğin alınabildiği belirtiliyor.

Ayrıca, Türkiye'nin New York'taki Birleşmiş Milletler temsilciliğindeki bilgisayarlar da "Kara Şahin" adı verilen programla, casus yazılım operasyonundan payını alıyor. NSA, Türkiye'de topladığı çoğu istihbaratı da 'Beş Göz' diye adlandırılan bir anlaşma çerçevesinde İngiltere, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda istihbaratlarıyla paylaşıyordu.

HAKAN FİDAN'IN 'İRAN BAĞLANTILARI'

Öte yandan, 15 Nisan 2013 tarihli ve "çok gizli" damgalı belgede, NSA ile MİT arasındaki ilişkiler de ele alınıyor ve Türkiye'yle 'Sigint' adı verilen işbirliğinin çerçevesi anlatılıyor. MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın "İran bağlantılarından" söz edilen belgelerde, "Ortakla çıkabilecek olası sorunlar" başlıklı son kısımdaysa şu ifadeler kullanılıyor: "ABD istihbaratından son yıllarda gelen bilgiler, MİT/ Sinyal İstihbarat Başkanlığı'nın başındaki Dr. Xxx'in İran bağlantılarına işaret ediyor. Bu bağlantıların ABD'nin SIGINT ilişkisine nasıl etki edeceği şu an için bilinmiyor."

Kaynak:
Diken.com.tr  
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.