Köy Enstitüleri'nin kuruluş yıl dönümü...

  • AKTAŞ

Halk TV'de Serhan Askerin sunmuş olduğu Köy Enstitüleri'nin kuruluş yıl dönümü programı var. Adana Düziçi Köy Enstitüsü bahçesinde Köy Enstitüsü mezunu ve doğal olarak haylı yaşlanmış, ama gözleri hâlâ çakmak çakmak çakan ve pırıl pırıl ışıldayan bir grup öğretmen buyüğümüzün katıldığı ve hatıralarının yansıtıldığı programı keyifle izliyorum. Programı izlerken bir şeyler karalayarak bu güne katılmak istedim. 17 Nisan 1940 ve sonraki yıllarda sayıları 21'e ulaşacak kırsal yörelerde, coğrafi bölgelerin de dikkate alındığı bir dağılımla kurulan Köy Enstitüleri'nin kurulduğu ve eğitime- öğretime başladığı yıl...

 

Ben de Erzurum Pulur Köy Enstitüsü'nün devamı Erzurum Yavuz Selim Ilköğretmen okulundan mezun olmuş bir öğretmenim. Aynı pratik eğitim ve aynı uygulama anlayışı 6 yıllık ilköğretmen okullarında da sürdürüldü. Ama günümüzde öğretmen okullarının yerinde yeller esmekte, kalan arazileri tar ü mal edilmekte ve ismi dahil hatıraları tümüyle yok edilmiş bir durumda...

 

Milli Eğitim Müdürlüğü dönemimde korunan ve Yavuz Selim adıyla bir Ögretmen lisesi açarak geleneği devam ettirmeye gayret gösterdiğim, ne yazık ki görevden alındığım yıllar fırsat bilinerek Erzurum Pulur Köy Enstitüsü'nden ayakta kalan öğrencilerin kendi el emekleri ve alınterleriyle inşa edilen binaların, eğitimle asla bağdaşmayan sakil bir zihniyet tarafından bilinmez bir maksatla veya bilinmez bir öfkeyle yıktılarak yerle bir edildiğinin derin üzüntüsünü ve acısını yaşadım. Binaların onarılması ve koruma altına alınması hususu müteaddit defalar Bakanlığa intikal ettirilmesine rağmen maalesef olumlu netice alınamamıştı.

 

Emekliliğim sonrası ayakta kalan iki adet öğretmen ojmanın tamir edilerek yaşatılması ve "Eğitmen Odası'nın" müzeye dönüştürülmesi için Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı ile yaptığım görüşmede "olur" cevabını almış ve sayın Başkan'a teşekkür etmiştim. Ama haber alınmış olacak ki, alelacele her iki lojmanın da aynı akibetle yıktırılması ile karşı karşıya kalmıştık. Neyse ki "Eğitmen Binası" kurtarılarak ve onarılarak müzeye dönüştürülebildi ve elde mevcut okul piyanosu, sinema makinası, kütük defterleri dahil korunabilen bazı alet ve edevatlar müzeye konulabildi. Yavuz Selim'den mezun bir grup arkadaşımızın ve başta Coşkun Bayrak'ın gayretli önderliğinde müzenin zenginleştirilerek geliştirilmesi yönündeki özverili çabalar sürdürülmektedir. Kendilerine teşekkúr ediyorum.

 

Köy Enstitüleri Cumhuriyetimizin aydınlık yüzüdür. Köy çocuklarının alındığı ve Köy çocuklarının tek sığınağı, mezuniyetlerinde ise 21 yıl gibi zorunlu bir hizmetle yine geldikleri köylerde görev yapan, köy ve köylüye özdeşleşen, kara toprağı harmanlayarak mensubu bulundukları köylülere hijyenik şartlar dahil her alanda ve uygarlık yolunda rehberlikte bulunan köy öğretmenlerinin ve bir kısmında da sağlık memurlarının yetiştirildiği nitelikli özgün kurumlardı Köy Enstitüleri... Köy Enstitüleri köy çocuklarının çağı yakalama ufuk ve hayallerinin gerçekleşmesine fırsat ve imkân sağlayan okullardı. Siyâsî ve ideolojik hesaplara ve toprak ağalarının çıkarlarına kurban edilen ve tamamen Türkiye'ye özgü bu güzide okulların yaşatılması halinde ülkemizde nasıl bir eğitim zirvesinin yakalanacağını bugünlerde hayâl etmek bile mümkün değil.

 

Bu tarihi günde Milli Eğitim Bakanlarından Sayın Saffet Arıkan ile Sayın Hasan Ali Yücel'i ve Köy Enstitüleri'nın babası çağın büyük eğitimcisi Ismail Hakkı Tonguç'u rahmetle ve minnetle anıyorum.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • Ömer koçer 03 Mayıs 2021 00:21

    Köy enstitüleri CHP nin arka bahçesi değil ön bahçesiydi . Din düşmanı milli değerlerden uzak nesil yetiştirmek hedeflediydi . Kısmen de başarılı oldular . Buğün hala bu okulları övmek geri kalmış lığın göstergesi tipik CHP zihniyeti . Yazık .

  • Fikri Takip 23 Nisan 2021 11:22

    Sayın Ali Ün yaptığınız yorumlar günün egemen anlayışının size anlattıklarından ibaret. Hangi enstitü mezunundan duydunuz veya gözlemlediniz bu anlattıklarınızı.Bir defa en başta köy enstitüleri halkı adeta dinin özündan uzaklaştırıp onları sömüren ağaların işine gelmemişti 2. Dünya savaşı ve dünyanın 2 kutuplu olmaya başlaması da toprak ağalarının elini güçlendirdi ve bir şekilde kapatıldı. Peki köylüyü eğitecek bir sistem koydun mu yerine ya da şimdinin MEB inde öğretmen gibi öğretmen yani yeterli ve yetkin öğretmen var mı? Yok.

  • Ejder 22 Nisan 2021 22:47

    Çok değerli saygi değer Hocam;Bu okulların günümüzdeki izdüşümü nasıl olmalı.Yeniden bu okullar günün şartları göz önüne alınarak açılabilir mi? Okullar hakkında en geniş kapsamlı çalışma var mı? Eğer mümkünse bu konuda bir kaç makale yazabilir misin? Saygılarımla

  • Ali ÜN 19 Nisan 2021 15:25

    Evet Köy Enstütüleri proje okuludur ; Eğitimsiz köy halkını eğitecek öğretmenleri yetiştirmek amaçlanmış amma velakin iş böyle olmadı .Dine mesafeli aşırı pozitivist , metaryalist,marksiz ideoloji sahibi devrin yöneticileri tarafından halkı eğitme değil tersine dönüştürme projesine dönüştü. Kendi köklerinden uzak kimliksiz batının herşeyi kutsayan ama kendi atasına küfreden milli manevi duygulardan yoksun nesiller yetiştirilmek amaçlanmıştı, tutmadı tutmazda Allahın izniyle .Kendinizi kandırmayın artık, herkez herşeyi gayet iyi biliyor bunu sizde biliyorsunuz.