Huylananlar

Birbirini tanıyan insanların olduğu yerlerde karşılıklı şakalaşmanın, takılmanın çok olduğu görülür.

Homojen özelliğini kaybetmemiş, küçük yerlerde sık görülen sosyo kültürel bir olgudur şakalaşma,takılma,huylatma.

Böylesi latifeler ilişkileri daha sıcak, daha candan olmasına vesile olduğu gibi, dozu kaçınca kırıcı inçitici de olabiliyor.

Genelde şaka yapılacak, huylatılacak kişinin zaafları kullanılır.
Ölçü ayarlanamazsa ve karşıdaki zaaflarının bilinmesinden, duyulmasından rahatsızlık duyuyorsa şakanın bazen kakaya  dödüğü de görülür.

Özellikle Erzurum cevresinde tiryakiliği ile tanınan kişilere Ramazanda yapılan şakalar meşhurdur.

Burada şakanın adı değişir huylatma olur.
Her huylananın da kadrolu bir huylatanı vardır.
Lise yıllarında huylatma işinde mahir ve meşhur olan rahmetli Kor Dursun lakaplı Boks ajanı Dursun Pekcan iftar saatine yakın huylatacağı uygun birini arıyor.
70'li yılların Erzurum'un da esnaflar birbirini tanıyor.
Caddede gezenler her gün görünen simalar.
Dursun Pekcan arkadaşıyla geziyor.
Önlerinde  sakallı asabi ve tiryaki olduğu belli olan sinirli bir yaşlı adam var.
Dursun Pekcan arkasından bağırır:
-Emiii emiii...
Adam dönerek sakin bir sesle:
-Ne oğul...
 Etraftakiler huylatma olayının bilincinde yüzlerinde gülmeye hazırlanan ifadeleri ile olayı izliyor. Pekcan izin ister gibi konuşur:
-Emi seni huylatağ.
Adam ilk önçe gayet sakin bir şekilde:
- Niye oğlum ben deli miyem huyladirsiz?  Kor Dursun tekrar:
-Emiiii.
Yaşlı adamın sabrı taşar:
- ne olaa... dedi emi Dursunun oltasına düşmüştü.Kor Dursun hindi taklidi yaparak..
- Gulu gulu  diye ses çıkardı
Adam yüz metrelik mesafede adeta çıldırmış gibi Küfürler savuruyor bağırıp çağırıyordu.
Olayı takip eden herkes heryerden bağırıyordu Gulu gulu Esnaf dükkanlarından cadde turu atanlar, karşı kaldırımdan Gulu Gulu diyenin hadi var hesabı yoktu İlgili, İlgisiz herkes bağırıyordu Emiii Gulu gulu..

Niye anlattım bu huylatma işini;
Zaafları olan, yumuşak karnı olan kişiler çok alıngan olurlar.
Siz artniyet gütmeden bir şey dersiniz adamın kırığı varsa hemen huylanır,
Hır çıkarır.

Tıpkı fıkradaki gibi;
Adamın lakabı Ördekmiş, ördek Hüsnü lakabından çok huylanırmış.Bir arkadaşı gök yüzüne bakarak herhalde yağmur yapaçak demiş. Hüsnü terslenmiş bağırmış.
 Sen bana ördek mi demek istiyorsun demiş arkadaşı hayretler içinde ne alakası var?
 Hava bulutlu yağmur yağaçağını söyledim demiş.
Hüsnüyü inandırmak ne mümkün. İtarazını sürdürmüş, Yağmur yağarsa göl olur gölde ne yüzer Ördek sen bana dolaylı olarak ördek dedin demiş.

Dikkatli olmak lazım.

Markette Egemen Bağış'ın duyacağı şekilde Bana 5 MAKARA ip ver dememek lazım.

Muammer Güler'in  olduğu yerde futboldan bahsetseniz dahi kaleci ÖNÜNDE YATTI  topu kurtardı gibi laflar etmemelisiniz.

Adamlar huylaniyorlar.

Zafer Çağlayan'a "saat kaç "diyen adamın başına gelenleri duydunuz.

AKP mitinginde cebinde ki  parayı çalan yankesiciyi yakalatmak için "Hırsız Var"diye bağıran admın başına gelenler,

Bayburt'ta  birisini huylatıyorlarmış adam bağırıp,küfürler savuruyormuş, yabancı biri yakınındaki Bayburtluya sormuş
- Bu adam deli mi?
Bayburtlu yöresel ağızla:
- "Yeni ediruk" demiş.

Dükkanının önünde boş "ayakkabı kutuları "bulunduran kunduracının hali...

Oğul Bilal'le "hatırını ve vakfını "soran öğrencinin başına gelenler, dikkatli olmak lazım.

İçinde" Sıfırladın mı," gibi sözlerin geçtiği cümleler kullanırken etrafınıza bakmakta yarar vardır. Vesselam.
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.