Öngörüsüz üniversite yönetimi yüzünden oldu!

 

Türkiye’de 123’ü devlet, 65 vakıf üniversitesi var.

 

Şu günlerde her birinde ayrı ayrı mezuniyet heyecanı yaşanıyor.

 

Gelin görün ki, bir tek Atatürk Üniversitesi gündem oldu! 

 

Mühendislik Fakültesi mezuniyet töreni.

 

İnternette var, merak edenler açıp izlesin.

 

Suriyeli Ahmet Metracı.

 

Fakülteyi birincilikle bitiren Ahmet, elinde mikrofon konuşma yapıyor. Gazze’de yaşanan katliamı ‘Türkçe’ kınıyor!

 

Her şey iyi güzel. Çok da güzel ‘Türkçe’ konuşuyor.

 

Frekans değiştirmeden önce “Aramızda annem var, sizlerin huzurunda ailem ve arkadaşlarıma Arapça dilinde teşekkür etmek istiyorum” diyor ve dediğini yapıyor.

 

Arapça konuşuyor! 

 

Tabi o an çekilen görüntüler sosyal medyada yayıldı.

 

Kimi önünü, kimi arkasını kesti. Sosyal medya ikiye bölündü.

 

‘Ne var bunda’ diyenlerin karşısına, ‘vatan elden gidiyor’ diyenler çıktı.

 

Hakaretler, küfürler gırla gitti.

 

Kişisel görüşüm şudur ki, Ahmet teşekkürü de ‘Türkçe’ yapmalıydı.

 

‘Efendim annesi Türkçe bilmiyor, onun için yaptı’ gibi çiğ bir savunmaya karşılık bu durumun buraya kadar geleceğini öngöremeyen üniversite yönetimi, Arapça bir tercümanı annenin yanına koyabilirdi.

 

Dedim ya. öngörüsüz ve de iş bilmezler! Haliyle bu yönetimden böyle bir yaklaşım beklemek ahmaklık olurdu. 

 

‘Olur mu öyle şey ne tercüman…ı’  demeyin. Olur, olmalı da! 

 

Bakın Erzurum gibi bir yerde ‘böylesi hassas’ bir konuyu kaşımak, nifak tohumları ekmek isteyen militan yok mu sanıyorsunuz?

 

Mezuniyet döneminde tüm bunlara dikkat etmesi gereken bu öngörüsüz üniversite yönetimidir. Çünkü bu provokasyona gayet açıktır.

 

Resmi rakamlara göre 6 bin 692 yabancı öğrencisi olan Atatürk Üniversitesi, gerekirse her fakültenin mezuniyet töreninde dereceye girmiş, yabancı öğrencilere yönelik önlemini almalıdır.

 

Evet, gerekirse o öğrencilerin ailelerinin yanına tercüman dikmeli, konuşma öncesinde hassasiyet telkin edilmelidir.

 

Hadi, Suriyeli Ahmet kötü niyetli değildi! Ya kötü niyetli olsaydı? Ya da bir başkası ortamı gerecek bir konuşma yapsaydı? Ya birileri o an tepki gösterseydi? Kaldı ki, her dereceye giren yabancı öğrenci kendi diliyle konuşmaya kalkarsa ne olacak?

 

Sonra ortalık gerçekten karışırdı. 

 

Şükürler olsun ki, korkulan olmadı. Sadece sosyal medyada tepkiler yükseldi o da birkaç güne unutulup gider.

 

Allah muhafaza! Bunlar olmadık, yaşanmadık şeyler değil!

 

Beceriksiz bir yönetim tarafından şehrimin ve de Atatürk’ün adını taşıyan üniversitemizin prestijine niye gölge düşsün?

 

Sosyal medyada klavye horozluğu yapıp, beylik laf edenler; anlayın ki, mesele sadece Ahmet’in Arapça konuşması değildir!

 

O ki, böyle şeylere meraklı ve de kafa yoruyorsunuz; Suriyeli Ahmet’in 3 bin 271’i örgün, 2 bin 643’ü ikinci öğretim olmak üzere 5 bin 914 öğrenci arasından nasıl birinci çıktığını düşünün!

 

Baktım da fakülte de ‘toplum mühendisliği’ bölümü de bulunmuyor!

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • Şakir 08 Haziran 2024 13:58

    Bir şey olduğu da yok abartmayalım, ayrıca gelen gideni aratırmış derler

  • Hak Geldi Batıl Zail Oldu 07 Haziran 2024 19:01

    Çok Şükür ki Az kaldı gidiyor bu yönetim bütün Erzurum'da Kutlama Yapmak Lazım Üniversite hiç bu kadar Rezil duruma Düşmemişti!!

  • Ali er 06 Haziran 2024 23:10

    Türkçe bilmese o okuldan nasıl mezun olacak. Ayrı bir konu açıköğretim fakültesidir buradan mezun olanlar 4 sene boyunca çektiği eziyet kalmayan öğrenciyle aynı haklara sahip oluyor bu hukuksuzluk düzeltilmelidir

  • Ahmet 06 Haziran 2024 21:54

    Bu başarılı kardeşimiz Suriye'ye dönüp ülkesi için var gücüyle çalışmalıdır. Vatanı için gelecek nesillerin selameti için uğraşmalıdır. Vatan sevgisi imandandır. Suriyeliler vatanlarını topraklarının üzerine çöken akbabalara bırakmamalıdır. Rahat yaşam uğruna bir vatan feda edilemez. Bu yüzden Suriyeli genç kardeşlerimize çok iş düşüyor.