Süleyman senin işin çok zor!

 

Geçen yıl Temmuz ayıydı.

 

Tam şu an keriz bir yatırımcı aranıyor dedim ve bir ihaleden söz ettim.  

 

Palandöken Dağı eteklerinde tam 39 bin 939.77 metrekare arazi ihaleye çıkarılmış, bir büyükşehir iştiraki olan ERKONUT, hala üzerine ne yapılacağı ya da kime satacağı belli olmayan araziyi 62 milyon liraya almıştı.

 

İddia odur ki, Türkiye’nin önemli firmalarından Türkerler Holding de turizm yatırımı için araziyle ilgileniyordu.

 

Hatta belediye ile görüşmeleri sağlayan ‘bir aracı-danışman’ bile görevlendirmişlerdi ancak her ne olduysa ihale dediğim gibi ERKONUT’a kaldı.

 

Öyle ki, ihale öncesinde-sonrasında bir yığın ‘rüşvet dedikoduları’ ayyuka çıkmış, hatta bir takım ‘ses kayıtları’ elden ele gezer olmuştu.

 

İddia edilen ‘rüşvetin kaydı’ bana gelmedi lakin gelseydi, ilk işim savcılığa gitmek olurdu.

 

Ancak konuyu hala derinlemesine takip ettiğimi söylemeliyim çünkü burası adeta kanalizasyon kokuyor.  

 

O yüzden yarın öbür gün Palandöken eteklerinde yaşanacak bir patlamayla tüm şehri bu koku sarabilir.

 

İlginçtir, bu ERKONUT’un neredeyse yaptığı her işte bir sorun var.

 

Alın bir örnek daha.  

 

Yakutiye ilçesinde Memur Sen Konutları.

 

Hak sahipleriyle görüşmüş, sözleşme imzalamış tapularını aldılar.

 

Hak sahiplerinden biri de Süleyman Yılmaz. Küçcük bir bakkal dükkanı vardı. 

 

2016 yılında sözleşme imzaladı, verdi bakkalını. 

 

Sözleşmede yazıldığı gibi iki yıl sonra işyerini alacağını umdu ama gel gör ki, inşaat 2018 yılının Nisan ayında başladı.

 

Bu sırada hayalini kurduğu işyeri için metrekare fiyat farkı çıktı. 2022 yılında borç harç 118 bin lira bulup buluşturup belediyeye yatırdı.

 

Süleyman üzerine düşen ne varsa yerine getirdi lakin ERKONUT’ta yaprak kımıldamıyordu.

 

Belediyenin kapısını aşındırmaya başladı.

 

Bugün yarın, bugün yarın, bugün yarın… Her borçlu olduklarına yaptıkları gibi ev teklif ettiler istemedi, zararı karşılamıyordu çünkü. Oyalayıp durdular Süleyman’ı… 

  

Bir yolunu bulup, Mehmet Sekmen ile görüştü.

 

Şaşırdı Sekmen, “Bu iş niye bu kadar gecikmiş” diye sordu.

 

Malatyalı Genel Sekreter Yardımcısı Murat Altundağ, her zaman ki, kasıntı tavrıyla, “hallederiz efendim” dedi.

 

Tabi halledemedi.

 

CİMER’e şikâyet etti, sonuç alamadı, adalete sığındı Süleyman.  

 

İhtarname çekti, yine oyalıyor, yokuşa sürüyorlar işi.

 

Avukatı Büşra Sarıgül ile görüştüm, "dava açacağız" dedi.   

 

Bu büyükşehrin ya da ERKONUT’un askıda bıraktığı bir yığın işten sadece biri.  

 

Becerip yönetemiyor, mağdur ediyorlar insanları.

 

Bu yetmiyor gibi bir de açılan davalarla devleti zarara uğratıyorlar.

 

Hadi açıklasınlar büyükşehir avukatlarının ‘borca itirazlardan’ doğan maliyeti ya da Süleyman ve Süleyman gibilere ödeyecekleri ticari kazan kaybını…

 

Bunu ne Mehmet Sekmen ne de Murat Altundağ cebinden vermeyecek, biz ödeyeceğiz.

 

Dedim ya, beceremiyorlar.

 

O yüzden senin işin çok zor Süleyman

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.