Erzurum Haber Girişi : 30 Aralık 2009 09:55

Erzurum'a sahip çıkmak!..

Erzurum'a sahip çıkmak!..

Geçenlerde Sayın Vali Sebahattin Öztürk, herkesten önce Erzurumlunun Erzurum’a sahip çıkması gerektiğini söyledi. Bundan daha hakikatli söz olabilir mi? Erzurum, Erzurum’da yaşayanların tercihleri, alışkanlıkları, kararları, öncelikleri ve kabulleriyle, kısacası ruhlarıyla can verdikleri bir şehir değil midir? Her şehir gibi…

Miskin miskin oturup, sürekli “sahapsız memleket!” yakınmalarında bulunmak, yeri gelince mangalda kül bırakmadığımız o dadaş, o vakur, o yiğit, o mert, o kahraman vb. hallerimizle pek örtüşmüyor galiba! Yaşadığınız şehre aidiyet duymanız bir türlü mümkün olmuyorsa, onu sahiplenmenizin de argümanları zayıflıyor ister istemez.

İŞİN İKİ AYAĞI VAR: BİR, ŞEHRE SAHİP ÇIKANLAR;

İKİ, ŞEHRE SAHİP OLMAK İSTEYENLER…

Erzurum’a ne geldiyse “şehre sahip olmak” isteyenlerden geldi.

Erzurumspor örneği ortada… Gelin bir de şehre sahip çıkanlardan birkaç örnek verelim ve konuyu somutlaştıralım:

2011 Üniversitelerarası Kış Oyunları’nın Erzurum’a kazandırılmasında başta Atatürk Üniversitesi olmak üzere, şehrin belediyeleri, Gençlik Spor Müdürü ve emeği geçen herkes Erzurum’a sahip çıkmıştır.

Turkcell İletişim Merkezi’nin şehrimize açılması ve binlerce kişiye iş istihdamı sağlanması Erzurum’a sahip çıkmaktır.

Ağrı, Bayburt ve Erzincan’daki fakültelerin kendisinden ayrılmasından sonra, YÖK ve TBMM’nin yolunu defalarca aşındırıp açtığı yeni fakülte ve uzaktan eğitim programlarıyla yaz-kış Erzurum’a sağladığı öğrenci sirkülâsyonuyla Atatürk Üniversitesi şehre sahip çıkmıştır.

Erzurum’a Türkiye’nin en modern ve donanımlı okulu olan İhsan Doğramacı Vakfı Özel Bilkent Lisesi’ni başbakanın desteğiyle açan Bilkent Üniversitesi rektörü Ali Doğramacı Erzurum’a sahip çıkmıştır. Türkiye’nin başka şehrinde daha iyi standartlarda yaşamak varken bu okulun yöneticiliğini kabul edip Erzurum’a yerleşen okulun genel müdürü Prof. Dr. Arif Çağlar, ailesini Amerika’da ve İstanbul’da bırakmayı göze alan okulun genel müdür yardımcısı Şerife Arslan ve okul müdürü Dr. Levent Yaycı bu şehre sahip çıkmıştır.

Erzurum’da okul ve yurt açan, eğitim kurumlarına destek veren Aydın Doğan, kendisi Kayserili olan Hacı Sami Boydak gibi zenginler; İMKB, TOBB gibi kuruluşlar Erzurum’a sahip çıkmıştır.

Yıllar önce Sarıkamış Şehitlerini gündeme taşıyarak Türkiye kamuoyunun dikkatini bu bölgeye çeken, ülkenin dört bir yanından insanların anma programları nedeniyle Erzurum’a, Gaziler’e (Bardız’a) gelmesini sağlayan, son olarak Türkiye İzci Federasyonu’nu Erzurum’a döken başta ERVAK, Atatürk Üniversitesi ve Prof. Dr. Bingür Sönmez bu şehre sahip çıkmıştır.

Ovit tüneli gibi şehrimizin yararına birçok projeye ve faaliyete öncülük eden, şehrin eğitim, ekonomik ve sosyal birçok problemini tespit edip çözüm önerileri sunan ERVAK bu şehre sahip çıkmıştır.

Düzenlediği birbirinden değerli etkinliklerle ve uluslararası Türk Şöleni vesilesiyle Erzurum’un tanıtımına katkıda bulunan Güneş Vakfı bu şehre sahip çıkmıştır.

En çok ihtiyacımız olduğu halde bir türlü başaramadığımız “bir araya gelme”nin en başarılı örneği olan, Türkiye’nin sayılı holdingleri arasına giren ve verdiği vergilerle şehrin kalkınmasında önemli yer tutan ERÇİMSAN bu şehre sahip çıkmıştır.

Hep şikâyet ettiğimiz üzere havaalanından direk dağa çıktığı ve şehre ekonomik katkı sağlamadığı söylenen turistleri şehre çeken, Erzurumluya modern bir yaşam merkezi kazandıran Redevco şirketi ve bu şirketin müdürlüğünü yapmak üzere İzmir’deki görevinden ayrılıp Erzurum’da yaşamayı kabul eden AVM müdürü Hakan Altın bu şehre sahip çıkmıştır.

Haftasonu Erzurum’da ilk defa yapılan Kick Boks organizasyonunu düzenleyen ve destekleyenlerle bu organizasyonu tüm Türkiye’ye ulaştıran Fox TV ve maç anlatımını yaparken Erzurum’un tanıtımı için elinden gelen çabayı gösteren Bilgehan Demir, Erzurum’a sahip çıkmıştır.

Yaptığı her programı reyting rekoru kıran, tüm Türkiye’de kendisine sempatiyle bakılan, her fırsatta Erzurumlu olduğunu açıklayan, “Yetenek Sizsiniz” programıyla özet programla beraber üç hafta Erzurum’u Türkiye’nin gündemine sokan, sanatçı arkadaşlarını Erzurum’a getirerek turizm elçiliği yapan Acun Ilıcalı Erzurum’a sahip çıkmıştır.

Yıllar önce “Palandöken’de Aşk, Hadi Gel Erzurum’a Gel” şarkılarıyla, Narman Peribacalarında çektiği kliple, yakın zamana kadar her yıl sanatçı arkadaşlarını Erzurum’a dökmesiyle, yaptığı her açıklama ve faaliyetle Erzurum’un ve Palandöken’in tanıtımını adeta tek başına yapmasına rağmen şehre küstürülmüş olan İbrahim Erkal Erzurum’a sahip çıkmıştır.

Bin bir güçlükle ve imkânsızlıkla Dadaş Film Festivali’ne öncülük eden, daha sonra festivale uluslararası nitelik kazandıran, bu festival nedeniyle yurt dışından ve içinden birçok sinemacının, sanatçının ve akademisyenin Erzurum’a gelmesini ve şehrimizi tanımasını sağlayan Nil Gürpınar bu şehre sahip çıkmıştır.

Daha birçok örnek verebiliriz. Ancak vereceğimiz örneklerin tamamı, başka şehirlerle karşılaştırdığımızda bu şehrin gelişip güzelleşmesi için yeterli olmayacaktır. Zenginleşip Erzurum’u terk edenleri dikkate aldığımızda; Erzurumlu olmayan, aldığı ücreti, kazancı ne olursa olsun Erzurum’a kendi iradesiyle hizmet verenler, Erzurum’a okul ve yurt yaptıranlar belki de Erzurumludan daha çok Erzurum’a sahip çıkmaktadırlar.

Erzurum’a sahip çıkmak, birbirimize sahip çıkmaktır, bir araya gelmektir.

Erzurum’a sahip çıkmak, yabancı yatırımcıya yardımcı olmaktır.

Erzurum’a sahip çıkmak, şehre aidiyet duymak, şehrin sokaklarında kendi ruhunu görebilmektir.

Erzurum’a sahip çıkmak, hasetlikten ve Şark kurnazlığından arınmaktır.

Yazımı internet üzerinden ulaştığım, Bekir Fuat’a ait, hislerime tercüman olan yazıdan alıntı yaparak sonlandırıyorum:

“Yaşadığın şehre sahip çıkmak… Sahip olmak demiyorum. Çünkü sahip olmak duygusu paylaşmaya engeldir. Oysa şehir aynı zamanda paylaşmaktır yaşanılan zamanı ve mekânı. İnsanlar, şehirleri üzerine karar verme yetkisini ne merkezi iktidara, ne giderek onun bir uzantısı haline gelen yerel yönetimlere, ne de kent konusunda, evrensel bir bilimselliğin taşıyıcısı olduğunu iddia eden uzmanlara bırakmalı… Asıl inisiyatif şehirde yaşayanların olmalı. Şehirlilerin etkin katılımı olmadan onlar için iyi bir kent kurulamaz.”

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.